Münecaatım-(şiir)

2010-11-05 08:50:00

  Avrupalı Haççolar,Kadını silah olarak kullanmaktadırlar. Medya aracılığıyla kadını islami ahlaktan yoksun bırakarak, Aileyi yıkmaya,kendi pisliklerine bulaştırmaya çalışıyorlar. Buna avrupanın Domuz gribi diyebilirsiniz. Bulaşıcıdır.Dikkatli olmak lazımdır. ... Devamı

Hüküm vermek,Allaha Mahsustur

2010-11-04 10:18:00

hüküm vermek Bakara(*) Sûresinin 213 . Ayetinde İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler konusunda, aralarında hüküm vermek üzere kitapları hak olarak indirdi. Kendilerine apaçık âyetler geldikten sonra o konuda ancak; kitap verilenler, aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenleri, kendi izniyle, onların hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah dilediğini doğru yola ileti. Nûr(*) Sûresinin 51 . Ayetinde Aralarında hüküm vermek için Allah’a (Kur’an’a) ve Resülüne davet edildiklerinde, mü’minlerin söyleyeceği söz ancak, “işittik ve iman ettik” demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. ... Devamı

Namaz Sureleri

2010-11-03 12:34:00

  Fatiha Suresi       1.Rahmân ve rahîm olan Allah'ın adıyla.  2.Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.  3.O, rahmândır ve rahîmdir.  4.Ceza gününün mâlikidir. 5.Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız.  6.Bize doğru yolu göster. 7.Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların  ve  sapmışların yolunu değil! Fil Suresi      1.Rabbin fil sahiplerine neler etti, görmedin mi?  2.Onların kötü planlarını boşa çıkarmadı mı?  3.Onların üstüne ebâbil kuşlarını gönderdi. 4.O kuşlar, onların üzerlerine pişkin tuğladan yapılmış taşlar atıyordu. 5.Böylece Allah onları yenilip çiğnenmiş ekine çevirdi. Kureyş Suresi      1.Kureyş'e kolaylaştırıldığı,  2.Evet, kış ve yaz seyahatleri onlara kolaylaştırıldığı için,  3.Onlar, şu evin Rabbine kulluk etsinlerki,  4.Kendilerini açlıktan doyuran ve her çeşit korkudan emin kıldı. Maun Suresi     1.Dini yalanlayanı gördün mü?  2.İşte o, yetimi it... Devamı

Osmanlıda RECM Cezası

2010-10-10 09:28:00

  KÖTÜLÜĞÜ ALENİ YAPAN 6753 - İbnu Abbâs radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "(Zina suçu sebebiyle) herhangi birini şahitsiz olarak recmetseydim, falann kadını recmederdim. Çünkü onun konuşmasından, vaziyetinden ve yanına girip çıkanlardan dolayı ciddi bir şüphe hasıl olmuştur." RECM Taşla öldürme, taşa tutma, birine taş atma, sövme, lânet etme, kovma, birinin namusuna iftira etme, kötü zanda bulunma; evli veya dul bulunan erkek veya kadının zina etmesi halinde İslâm mahkemesi kararıyla taşlanarak öldürülmesi anlamında bir fıkıh terimi. R.c.m kökünden mastar, çoğulu "rucüm" dür. Aynı kökten "racîm"; recm olunan, taşlanan, kovulan ve lânetlenen anlamındadır. Kur'an-ı Kerim'de bu anlamda "recm" ifadesi bulunmamaktadır. Bir ayette gaybı taşlamak" (el-Kehf, 18/22), başka bir yerde, "yıldızları Şeytanlar için atış taneleri yaptık" (el-Mülk, 67/5) ayetinde "atış taneleri" anlamında "rucûm" çoğul olarak gelmiştir. Zina edenin taşlanması Sünnet, ve icma delillerine dayanır. Zina bütün semavî dinlerde haram kılınmış ve çok kötü bir fiil olarak kabul edilmiştir. İslâm'da zina büyük günahlardan olup, ırz, namus ve neseplere yönelik olduğu için, cezası da hadlerin en şiddetlisidir. Zinanın cezası, fiili işleyenin evli veya bekâr oluşuna, İslâmî emir ve yasaklarla yükümlü bulunup bulunmamasına göre kısımlara ayrılır. Dayak, taşla öldürme, sürgün ve İslâm devleti'nin koyacağı ta'zir cezası bunlar arasındadır. Yüz Değnek Cezası Bekâ... Devamı

Kurban ve Kuzu Mesih'in Kanı

2010-09-10 00:30:00

Kurban ve kuzu Mesih’in kanı Sual: Hıristiyanlık broşürlerinde (Kurban bayramında koç kurban edilmesi manasızdır; çünkü İsa kurban edilmiştir) denilerek şu yazılara da yer veriliyor:  (Kurtuluş için İsa’nın kurban edilmesi kâfidir.) [İbraniler 9/25,26] (İsa, insanlığın kurtuluş fidyesi olarak hayatını vermişti.) [I.Timoteos 2/5-6] (Tanrı, merhametsiz olsaydı, herkese kendi borcunu ödetirdi. Adil, merhametli olduğu ve dünyayı çok sevdiği için, herkesin affolması için biricik oğlunu feda etti.) [Yuhanna 3:16] (Doğru olan Mesih, doğru olmayanların uğruna günahlar için bir defa öldü.) (I.Petrus 3:18) (Eski insanlar, kusursuz kuzu Mesih’in kanının fidyesiyle kurtuldu.) [1.Petrus1:18,19] Bu yazılarda gerçeklik payı var mıdır? CEVAP Benzeri broşürler, sık sık dağıtılıyor. Burada ilme, akla, mantığa zıt hususlardan bazıları şunlardır: 1- (Tanrının biricik oğlu) deniyor. Niye başka oğlu-kızı yok? Tanrının oğlu olunca, oğlunun dedesi de olmaz mı? Tanrı, oğula niçin ihtiyaç duymuştur? Tanrıyı et, kemik gibi zannediyorlar. Tanrının oğlu ölür de, tanrı ölmez mi? Halbuki İslamiyet’te Allahü teâlâ, birdir, sameddir, yani hiç bir şeye muhtaç değildir, aksine her şey Ona muhtaçtır. Doğmamış, doğurmamıştır. Hiçbir şey, Ona eş ve denk değildir. (İhlas suresi) 2- Hazret-i İsa’nın, insanlığın kurtuluşu için, fidye olarak öldüğü söyleniyor. Madem suçsuz, günahsız kimseyi fidye olarak öldürünce insanlar kurtuluyor; ne diye Hıristiyanların tanrısı, merhamet ederek (!) başka günahsızı, masumu veya tekrar Hazret-i İsa’yı öldürmüyor? Yahut başka... Devamı

Şeytanın Özellikleri Kimde Var?

2010-08-28 21:21:00

  Şeytanın özellikleri 1. Sinsi ve Yalancıdır……….-(İbrahim Suresi, 22). 2. Azgın ve Kaypaktır……….-(Hac Suresi, 3). 3. Gücü Yalnızca Çağırmaya Yeter……….-(İbrahim Suresi, 22). 4. İyilikten ve Hayırdan Yana Hiçbir Yönü Yoktur……….-(Nisa Suresi, 117). 5. İnsanlar Üzerindeki Etkisi Pisliktir……….-(Enfal Suresi, 11). 6. İnsanların Şükretmelerini Engellemek İster……….-(Araf Suresi, 17). 7. İnsanlara Korku Vermeye Çalışır……….-(Al-i İmran Suresi, 175). 8. Müminlerin Arasını Bozmaya Çalışır……….-(İsra Suresi, 53) (Maide Suresi, 91). 9. İnsanları, Sözde Onlara İyilik Yaptığına İkna Etmeye Çalışır……….-(Araf Suresi, 20-21). 10. Allah’ın Adını Kullanarak Saptırmaya Çalışır……….-(Fatır Suresi, 5-6). 11. Mü’minlerin Zamanla Yıpranmalarını İster……….-(Al-i İmran Suresi ,155). 12. Yalan Vaadlerde Bulunur……….-(İbrahim Suresi, 22). 13. Kuruntulara ve Kuşkulara Düşürmeye Çalışır……….-(Nisa Suresi, 119-120). 14. Sapkın Amelleri Süslü ve Çekici Gösterir……….-(Neml Suresi, 24). 15. Fakirlik Korkusu Vermeye Çalışır……….-(Bakara Suresi, 268 ). 16. Kibir Vermeye Çalışır……….-(Sad Suresi, 74-75). 17. Gösteriş İçin İbadet Etmeye Teşvik Eder……….-(Nisa Suresi, 38 ). 18. Ayetlerden Uzaklaştırmaya Çalışır……….-(Zuhruf Suresi, 36-37). 19. Unutkanlık ve Dalgınlık verir……….-(Mücadele Suresi, 19) (En’am Suresi, 68 ) (Kehf Suresi, 63). 20. Duyg... Devamı

Şirk Büyük Zulümdür

2010-08-28 21:05:00

  (LOKMAN suresi 13. ayet) وَإِذْ قَالَ لُقْمَانُ لِابْنِهِ وَهُوَ يَعِظُهُ يَا بُنَيَّ لَا تُشْرِكْ بِاللَّهِ إِنَّ الشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظِيمٌ Lokman, oğluna öğüt vererek: Yavrucuğum! Allah'a ortak koşma! Doğrusu şirk, büyük bir zulümdür, demişti. (BAKARA suresi 114. ayet) وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن مَّنَعَ مَسَاجِدَ اللّهِ أَن يُذْكَرَ فِيهَا اسْمُهُ وَسَعَى فِي خَرَابِهَا أُوْلَـئِكَ مَا كَانَ لَهُمْ أَن يَدْخُلُوهَا إِلاَّ خَآئِفِينَ لهُمْ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَلَهُمْ فِي الآخِرَةِ عَذَابٌ عَظِيمٌ Allah'ın mescidlerinde O'nun adının anılmasına engel olan ve onların harap olmasına çalışandan daha zalim kim vardır! Aslında bunların oralara ancak korkarak girmeleri gerekir. (Başka türlü girmeye hakları yoktur.) Bunlar için dünyada rezillik, ahirette de büyük azap vardır.   (A'RAF suresi 38. ayet)          (Resmi:7/İniş:39/Alfabetik:9) قَالَ ادْخُلُواْ فِي أُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِكُم مِّن الْجِنِّ وَالإِنسِ فِي النَّارِ كُلَّمَا دَخَلَتْ أُمَّةٌ لَّعَنَتْ أُخْتَهَا حَتَّى إِذَا ادَّارَكُواْ فِيهَا جَمِيعًا قَالَتْ أُخْرَاهُمْ لأُولاَهُمْ رَبَّنَا هَـؤُلاء أَضَلُّونَا فَآتِهِمْ عَذَابًا ضِعْفًا مِّنَ النَّارِ قَالَ لِكُلٍّ ضِعْفٌ وَلَـكِن لاَّ تَعْلَمُونَ Allah buyuracak ki: "Sizden önce geçmiş cin ve insan toplulukları arasında siz de ateşe girin!" Her ümmet girdikçe yoldaşlarına lânet edecekler. Hepsi birbiri ardından orada (cehennemde) toplanınca, sonrakiler öncekiler için, "Ey Rabbimiz! Bizi işte bunlar saptırdılar! Onun için onlara ateşten bir kat daha fazla azap ver!" diyecekler. Allah da: Zaten herkes için bir kat daha fazla azap vardır, fakat siz bilmezsiniz, diyecektir.   (YÛNUS suresi 17. ayet)          (Resmi:10/İniş:51/Alfabe... Devamı

Ben müslümanım diyen Müslüman mıdır ?

2010-08-24 02:48:00

Acaba her kendine “ben müslümanım” diyen müslüman mıdır? “Allah’a ibadet ediyorum” diyen her kişinin ibadetini Allah acaba kabul eder mi? Nuh (a.s)’dan Rasulullah’a kadar insanların çoğu Allah’a inandıklarını ve O’na ibadet ettiklerini iddia etmişlerdir. Fakat Allah onların ne ibadetlerini ne de imanlarını kabul etmiştir. Onların yaptıkları ibadetleri geçersiz saymış ve onlara gerçek imanı ve ibadeti öğretmek için rasuller göndermiştir. İnsanların Allah katındaki değeri ibadetlerinin çokluğuyla değil de yaptıkları ibadetlerin Allah’ın razı olduğu ve istediği şekilde olmasıyla ölçülür. Nitekim Rasulullah (s.a.s) zamanındaki ehli kitap Allah’a (c.c) çokça ibadet etmelerine ve O’na iman ettiklerini iddia etmelerine rağmen Allah (c.c) onların ne imanını ne de ibadetini kabul etti. Hatta onları müşrik ve kafir olarak isimlendirdi. Allah (c.c) şöyle buyuruyor: “De ki: “Ey kitap ehli! Siz Tevrat’ı, İncil’i ve Rabbinizden size indirileni (Kur’an’ı) uygulamadıkça bir esas üzerinde değilsiniz.” (Maide: 68) Gerek Rasulullah (s.a.s) zamanındaki müşrikler, gerek Rasulullah’tan önceki müşrikler Allah’ın yaratıcı olduğunu, her şeyi yoktan var ettiğini ve rızık verici olduğunu kabul ediyorlardı. Fakat Allah (c.c) onların bu inançlarına rağmen müslüman olmadıklarını, bilakis müşrik olduklarını ve sonsuza kadar da cehennemde kalacaklarını bildirmiştir. Allah (c.c) şöyle buyuruyor: “Ey Muhammed! De ki: Eğer biliyorsanız söyleyin bakalım yeryüzü ve oradakiler kimindir?” ”Allah’ındır” diyecekler. “O halde hiç düşünmez misiniz?” de. “Yedi göğün Rabbi ve yüce arşın Rabbi kimd... Devamı

Ölüden Fayda gelmez

2009-08-07 12:03:00

Ölüden Fayda gelmez,Ölü kişi Bizden Faydalanır,dua ederiz.Ölümlerinden sonra ve gıyaplarında melek ve peygamberlere dua etmek, onlar aracılığıyla istekte bulunmak ve bu durumda şefaat etmelerini dilemek, - onlardan şefaat talep etme anlamında - heykellerini dikmek; Allah'ın teşri buyurduğu, bir peygamberi onunla gönderdiği veya bir kitabı onunla indirdiği hiçbir din yoktur.   Böyle birşey müslümanların ittifakıyla ne vacib, ne de müstehabtır. Ne sahabeden, ne de hakkıyla onlara tâbi olanlardan biri böyle bir şey yapmış ve ne de müslümanların müctehid imamları böyle bir şeyin yapılmasını istemiştir.   Her ne kadar halk içinde ibadet ve zühd sahibi kimselerden bazıları bunu yapıyor ve bu konuda birtakım hikâye ve rüyalar anlatıyorsa da, aslında böyle şeylerin hepsi şeytanın eserlerindendir.   Bu âbid ve zâhidlerden kimileri, ölüye (istekte bulunma anlamında) dua, onunla şefaat istemek ve ondan istiğasede bulunmak konusunda kasideler dizer, ya da peygamber ve salihlere medhiyeler söylerken bu gibi şeyleri de bu medhiyeler arasında zikrederler. Bunların hepsi Müslüman imamların ittifakıyla, bunlardan hiçbiri meşru, vacib ve müstehab olan davranışlardan değildir. Her kim ne vacib, ne de müstehab olmayan bir şeyle ibadet eder ve onun vacib ya da müstahab olduğuna inanırsa, sapıktır, bid'at ehlindendir. İşlediği bu bid'at, iyi bid'at değil, din âlimlerinin ittifakıyla kötü bir bid'attir. Allah'a, ancak vacib ya da müstahab olan bir fiille ibadet edilir.   Ne yazık ki birçok kimse, bu tür şirklerde yarar ve maslahatların bulunduğunu söylemekte, ya akıl veya zevk ya da taklit ve rüyalarla bu söylediklerini delillendirmeye çalışmaktadır.   Bunlara iki yoldan cevap verilir:   Birisi: ... Devamı

İslâm'a Gönül Verenler

2009-06-11 22:18:01

Şehid ABDULLAH AZZAM’a göre “parlementoya girmenin hükmü “Şehid ABDULLAH AZZAM’a göre kişileri belirterek hüküm vermek ZEYNEB binti CAHŞ (r.a) İmam Hasan el-Benna Şafii Mezhebi ZEYNEB binti Ali (r.a) ZEYNEB binti CAHŞ (r.a) Kuddusî Divanı-Cürmüm ile Geldim Sana VAHHABİLİK REBÎ BİN HAYSEM KİMDİR? Feridüddin Attar, Kimdir? Batı Dünyasını Aydınlatan El-Battani Farabi İBNİ SİNA İbni Sina'nın Hayatı El Biruni Timurtaş (Uçar) Hoca efendi Ebu Musa Câbir bin Hayyam MARİYE (r.a) İBNİ TEYMİYYE-8.CİLT VAHHABİLİK    http://sites.google.com/site/dindensapmalar/islam-a-goenuel-verenlermehmet selim polat... Devamı

ŞİRK BÜYÜK ZULÜMDÜR

2009-03-27 08:38:00

"ŞİRK"BÜYÜK GÜNAHTIR: (BAKARA suresi 22. ayet) الَّذِي جَعَلَ لَكُمُ الأَرْضَ فِرَاشاً وَالسَّمَاء بِنَاء وَأَنزَلَ مِنَ السَّمَاء مَاء فَأَخْرَجَ بِهِ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقاً لَّكُمْ فَلاَ تَجْعَلُواْ لِلّهِ أَندَاداً وَأَنتُمْ تَعْلَمُونَ O Rab ki, yeri sizin için bir döşek, göğü de (kubbemsi) bir tavan yaptı. Gökten su indirerek onunla, size besin olsun diye (yerden) çeşitli ürünler çıkardı. Artık bunu bile bile Allah'a şirk koşmayın. (MÜ'MİNÛN suresi 63. ayet) بَلْ قُلُوبُهُمْ فِي غَمْرَةٍ مِّنْ هَذَا وَلَهُمْ أَعْمَالٌ مِن دُ... Devamı

İslam’i hareket ve demokrasi

2009-03-06 09:02:00

İSLÂM ve DEMOKRASİİslam ; tam anlamıyla Allah’a teslimiyet demektir. Allah’a teslim olmanın anlamı ise, O’nun hükmüne kayıtsız, şartsız , itirazsız teslim olmaktır . Buna göre hareket edilirse mesela ; “ O zaman çok kimse bizi kabullenmez , elimizdeki imkanlarla ve araçlarla biz bu işin üstesinden gelemeyiz , böyle davranmak bizi marjinalliğe iter .. vs. “ gibi gerekçeler, hiçbir şekilde Allah’ın herhangi bir mesele hakkındaki hükmünü , gösterdiği yolu bırakıp başka bir takım hükümlerin ya da yolların aranmasının bir gerekçesi olarak görülemez.  Kaldı ki Hz. Peygamberin hayatı , Kurani yöntemden taviz vermesi tekliflerine karşı gerek Kur’an-ı Kerim’in gerekse kendisinin fiili ve sözlü olarak verdiği cevapları ,bunların ve benzerlerinin asla gerekçe olamaycaklarını çok açık bir şekilde ortaya koymaktadır.  Allah ‘ın rızasını elde edebilmek için bütünüyle O’nun gösterdiği yolu yani dini takip etmekten başka bir yol yoktur . Bu şu demektir : İslami hareket ; mesela marjinal kalmak fobisine sahip bir hareket olmadığı gibi, bir takım yaklaşımlarının haksız ve ilmi olmayan bir şekllerde başka sistemlerin yaklaşım ve tutumlarına benzetilmesinden de kendisini sorumlu tutacak kadar kuruntulu bir hareket de değildir .  Ne bütün insanlık toptan cehenneme gidecek diye mahkum eden bir harekettir, ne de o zaman çok az insan dışında cehennemden kurtulan olmaz endişesiyle, toptan insanları cennete göndermek eğiliminde olan bir harekettir. İslami hareket mahiyet itibari ile dini Allah’ın gönderdiği ve Rasulunun gösterip yaşadığı şekliyle hayata geçirmeyi ve hayata hakim kılmayı amaçlayan bir harekettir. O bakımdan kimse yolun her hangi bir aşamasına has olarak öngörülse dahi, &... Devamı

Türkiye’de laiklik , Atatürk’çülük ve Demokrasi

2009-02-28 12:12:00

TÜRKİYE’DE LAİKLİK , ATATÜRKÇÜLÜK VE DEMOKRASİ TC. Anayasasında T.C. devletinin : Laik; Demokratik, Atatürk milliyetçiliğine bağlı bir devlet olduğu belirtilmiş ve bu maddelerin değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez adeta “put” maddeler olduğu ilan edilmiştir. İnsan iradesinin ilahlaştırılması ve insanın yaptığı kanunların Allah’ın şeriatinin yerine ikame edilmesi anlamına geldiğine bu ülkede, seksen yıllık pratik uygulamada gerçekleştirdiğine göre , bu devlet İslamı reddeden, islam şeriatını, Allah’ın hükmünü dışlayan gayri islami bir devlettir.  Atatürkçülük de Laikliği ve Türkçülüğü temel ilke olarak benimsemekle zaten İslam’a karşıtlığını ilan etmiş beşeri bir ideolojidir.  Atatürkçülük Allah’ın hükümlerini dışlayarak, İtalyan ceza kanunu, Alman ticaret kanunu, İsviçre medeni kanunu ve ilaveten yerli malı üretim tağuti kanunları esas alarak, Hududullah’ı çiğneyen, Allah’la sınır yarışına kalkışan, kavmiyetçi, tağuti bir ideoloji olarak karşımıza çıkmaktadır . لَا تَجِدُ قَوْمًا يُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ يُوَادُّونَ مَنْ حَادَّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ وَلَوْ كَانُو... Devamı

Kadının Erkeğe ve Erkeğin Kadına Benzemesi

2009-01-31 16:06:00

Kadın – Erkek Benzeşmesi Yasağı (Giyim – Kuşamda, Hal – Hareket Ve Benzeri Konularda Erkeklerin Kadınlara, Kadınların Erkeklere Benzemesinin Haram Olduğu) Bu bölümdeki üç hadis-i şeriften birbirine benzemeye çalışan erkek ve kadınlara Rasulullah’ın lanet ettiğini, kılık kıyafetle cehennemlik oldukları belirtilen insan çeşitlerini öğreneceğiz. [1] . İbni Abbas radıyallahu anhümâ şöyle dedi:Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, kadınlaşan erkeklere ve erkekleşen kadınlara lânet etti. Buhârî'nin bir başka rivayetinde de[2] "Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, kadınlara benzemeye çalışan erkeklere ve erkeklere benzemeye çalışan kadınlara lânet etti" denilmektedir.[3] Ebû Hüreyre radıyallahu anh şöyle dedi:Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem kadın gibi giyinen erkeğe, erkek gibi giyinen kadına lânet etti.[4]  Yine Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:"Cehennemliklerden kendilerini dünyada henüz görmediğim iki grup vardır: Biri, sığır kuyrukları gibi kırbaçlarla insanları döven bir topluluk. Diğeri, giyinmiş oldukları halde çıplak görünen ve öteki kadınları kendileri gibi giyinmeye zorlayan ve başları deve hörgücüne benzeyen kadınlardır. İşte bu kadınlar cennete giremedikleri gibi, şu kadar uzak mesafeden hissedilen kokusunu bile alamazlar."[5] * Çağdaşlık ve modernlik sanılan çağımızın hastalıkları cümlesinden olan moda evleri ve yaptığı işlevler, mankenler ve görevleri, TV kanalları ve sergilenen ahlaksızlıklar, renkli basın ve kepazelikleri, kum torbası misali giyinme şekilleri ve vücud çorabı giyercesine giyinmiş fakat çıplak görünümlü kadınların sokaklara ... Devamı

Allah İçin Ne Yaptın?,İbadullah-şiir

2009-01-26 17:28:00

http://sites.google.com/site/silayt/httpsitesgooglecomsitesilayt/muhammed-sas-siir Devamı

Okullarda Anlatılmayan 23 Nisan

2009-01-23 07:32:00

Dilipak, ezberin doğru olmadığını kaleme aldı...ABDURRAHMAN DİLİPAK/ Vakit Yarın 23 Nisan İlk Meclis"in açılışı nasıl gerçekleşmişti biliyor musunuz? Aşağıda anlatacaklarım okullarda öğretilmez.. Bu gerçekler laikçi kanadın, CHP"lilerin hiç mi hiç işine gelmez.. Yarın yayınlayacağım, Heyeti Temsiliye adına Mustafa Kemal imzalı bir tamim var.. Bu tamim yayınlanır yayınlanmaz yurdun dört bir yananda halk camilere koşmuş, Cuma camilerinde Cuma namazı için hazırlıklar yapılmaya başlanmıştı. Vilayetlerde, kazalarda, kasabalarda, hatta köylerde hatimler indirilmeye başlandığı haberleri geliyordu. Camilerde Kur"an hatimleri tamamlanmış, Buhari-i Şerif"ten hadisler okunmaya başlamıştı.. 23 Nisan 1920 Cuma günü Cuma"dan önce artık ülkenin bütün camilerinin minarelerinde sala veriliyor, salavat-ı şerife okunuyordu. Cuma hutbesinde Meclis"in o gün açılacağı bildiriliyor, hürriyet ve istiklal, Cumhuriyet üzerine konuşmalar yapılıyor, elde, bugün birilerinin gözünde irtica bayrağı diye yaftalanan, kelime-i tevhid bayrağı ile tekbirler getiriliyordu... Cuma namazının ardından hatm-i şeriflerin duaları yapıldı.. Cuma namazından çıkan halk elde bayraklar hükümet konağına gitti ve burada tebrikleşme merasimi yapıldı. Ankara`da olan da daha farklı değildi.. Tamim gereğince, Vilayetin organizesiyle 21 Nisan`dan itibaren Kur`an ve hatim okunmaya başlanmıştı. Cuma günü namazdan önce halk büyük grublar halinde tekbir sesleri ile Hacıbayram-ı Veli Camii"ne akıyordu. Camiye İstanbul"dan kaçarak Ankara"ya gelen Meclisi Mebusan milletvekilleri de gelmişti. Hutbe yine Şeriat, Cumhuriyet, Hürriyet ve İstiklal, Milli Hakimiyet kavramı üzerineydi.. Hilafet yüceltiliyor ve İslâm ümmetinin kurtuluşu ve birliği için dualar ediliyordu.. Namazı müteakip daha önce okunan Kur`an-ı Ke... Devamı

Lahey Adalet Divanı

2009-01-15 11:36:00

Lahey Adalet Divanı Birleşmiş Milletlerin hukuk mahkemesi  olan uluslarası adalet divanı, çıkacak karara önceden uymayı kabul eden ülkelerin getirdiği davalara bakar. Divan, her biri değişik ülkelerden gelen ve dokuz yıl süreyle görev yapan on beş yargıçtan oluşur. Bu mahkemeye gelen bütün ihtilaflar, oturuma katılmış yargıçların oy çokluğuyla karara bağlanır. Divan en az dokuz yargıcın katılmasıyla toplanır. Yargıçlar, Lahey dışında başka bir yerde de toplanabilirler. Lahey Adalet Divanı’na, küfür mahkemesi ismi verilmesi aslında daha uygundur. Bu mahkeme; Hollanda’ da bulunan Lahey şehrindedir. Devletler arasındaki ihtilaflar bu mahkemede, İslam’a zıd olan kanunlara göre çözülür. Birleşmiş Milletlere üye devletlerin bu mahkemenin hükümlerini kabul etme, bu hükümlere saygı gösterme ve ona muhakeme olma zorunluluğu vardır.Birleşmiş Milletler’in 94. maddesi şöyledir:Birleşmiş Milletlere bağlı olan her devletin, ihtilaflı herhangi bir meselede, temel nizamına üye olduğu Lahey adalet divanının hükmünü kabul edeceğine dair söz vermesi gerekir.Madde 93 şöyledir: Birleşmiş Milletler’e üye olan her devlet, üye olduğu için aynı zamanda Lahey adalet mahkemesinin temel nizamına da bir üyedir. Bu mahkemede verilen hükümler, kafir teşricilerin (kanun koyucuların) çoğunun heva ve hevesine göre verilir. Daha açık bir deyişle, bu mahkemede tayin edilen hakimlerden çoğu bir meselede hangi hükmü vermişlerse o hüküm kabul edilir ve uygulamaya sokulur. Bu konuda hiç kimsenin itiraz hakkı yoktur. Çünkü bu mahkemenin 60. maddesinde şöyle geçer:“Mahkemenin verdiği hüküm kesindir. Kimsenin temyiz hakkı yoktur.”Bu mahkemede, hakkında hüküm ver... Devamı

İbni Teymiyye'nin HAYATI

2009-01-07 21:27:00

İBN TEYMİYYE(661/728)Takıyyuddin Ebu'l-Abbas b. Abdilhalim b. Teymiyye (661/1263) yılında Harran'da ilim ehli bir ailede doğmuş ehl-i sünnet mezheblerinden birisi olan Hanbeli mezhebi âlimlerinden ileri gelen İslâm bilginlerinden birisidir.Talebesi ibn Abdul-hadi onun hakkında şöyle der: "Rabbani bir imam, ümmetin müftüsü, ilim denizi, hafızların seyyidi, asrının eşsiz bir âlimi. Şeyhu'l İslâm, Kur'an'ın tercümanı, zahidlerin önderi, abidler içinde sessiz, bid'atçıların düşmanı ve müctehid imamların sonuncusu olan İbn Teymiyye'nin nesebi şöyledir: Takıyyuddin Ebu'l-Abbas Ahmed b. Şihabeddin Abdulhalim b. Şeyhu'l-İslam Mecduddin Abdu's-Selâm b. Ebi Muhammed Abdullah b. ebi Kasım el-Hudr b. Muhammed b. el-Hudr b. Ali b. Abdillah b. Teymiyye el-Harrânî"İbn Teymiyye hicri 10 Rebiu'l-evvel 661 (22 Ocak 1263) pazartesi günü Harran'da dünyaya gelmiştir. Ailesi ilim ve dindarlıkla meşhur Hanbeli mezhebine mensub ders, fetva ve telifle meşgul olmuş tanınmış bir ailedir. Bu aile zeka, hatırlama, hafıza ve surat-i intikal hususunda eşsiz bir aile olarak şöhret bulmuştur. Lakin ibn Teymiyye bütün bu özellikleri de ailesinden daha ileri seviyededir. Devrin âlimleri ve hocaları ondaki bu müthiş hatırlama gücü ve hafıza kuvvetine hayran kalmışlar, bu hususiyetleri ile de Dımaşk ve çevre şehirlerde şöhret kazanmıştır. Haleb şehrinden bir âlim İbn Teymiyye'nin bu özelliklerini işitmiş ve onu görmek için Dımaşk'a gelmişti. O zaman daha çocuk yaşta olan İbn Teymiyye'ye bu zat onüç tane hadisi imlâ suretiyle yazdırır. İbn Teymiyye hadisleri bir tahta üzerine yazar Halebli âlim İbn Teymiyye'den yazdırdığı hadisleri tekrar okumasına fırsat vermeden kendisine ezberden söylemesini ister. İbn Teymiyye hadisleri yazdığı tahtayı bu zata verir ve dinle di... Devamı

İbadet Nedir?

2008-12-13 15:00:00

mehmet selim polat Devamı

İslam Dininde Namazın Önemi

2008-12-10 10:36:00

Namaz Dinin Direğidir (BAKARA suresi 238. ayet)Namazlara ve orta Namaza devam edin. Allah'a saygı ve bağlılık içinde Namaz kılın. (MÂİDE suresi 55. ayet)Sizin dostunuz (veliniz) ancak Allah'tır, Resulüdür, iman edenlerdir; onlar ki Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılar, zekâtı verirler.(TEVBE suresi 71. ayet)Mümin erkeklerle mümin kadınlar da birbirlerinin velileridir. Onlar iyiliği emreder, kötülükten alıkorlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler, Allah ve Resûlüne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Şüphesiz Allah azîzdir, hikmet sahibidir. (TEVBE suresi 84. ayet)Onlardan ölmüş olan hiçbirine asla namaz kılma; onun kabri başında da durma! Çünkü onlar, Allah ve Resûlünü inkâr ettiler ve fâsık olarak öldüler.(HÛD suresi 114. ayet)Gündüzün iki ucunda, gecenin de ilk saatlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri (günahları) giderir. Bu, öğüt almak isteyenlere bir hatırlatmadır. (İSRÂ suresi 78. ayet)Gündüzün güneş dönüp gecenin karanlığı bastırıncaya kadar (belli vakitlerde) namaz kıl; bir de sabah namazını. Çünkü sabah namazı şahitlidir. (MERYEM suresi 59. ayet)Nihayet onların peşinden öyle bir nesil geldi ki, bunlar namazı bıraktılar; nefislerinin arzularına uydular. Bu yüzden ileride sapıklıklarının cezasını çekecekler.(TÂHÂ suresi 132. ayet)Ailene namazı emret; kendin de ona sabırla devam et. Senden rızık istemiyoruz; (aksine) biz seni rızıklandırıyoruz. Güzel sonuç, takvâ iledir.(NÛR suresi 56. ayet)Namazı kılın; zekâtı verin; Peygamber'e itaat edin ki merhamet göresiniz. (NÛR suresi 58. ayet)Ey müminler! Ellerinizin altında bulunan (köle ve cariyeleriniz) ve i... Devamı

Yahudi ve Musevilik Nedir?

2008-12-08 20:47:00

YAHUDiLiK (MÜSEViLiK)Yaşayan ilâhî kaynaklı dinlerden, mensûbu en az olan bir din. Günümüzde yeryüzünde yaklaşık 15-24 milyon dolayında Yahûdî vardır. Yahûdili'ğin, dinler tarihinde özel bir yeri bulunmakta ve bu din, en eski ilâhi kaynaklı din olarak nitelendirilmektedir. Mâzisi birkaç bin yıl geriye giden bu dinin başta gelen özelliklerinden biri İsrail oğulları ile Tanrı arasındaki "ahd'e kutsal kitaplarında geniş yer ayrılmasıdır. Bu nedenle bu din, bir "ahid dini" olarak da bilinmektedir. İsrail oğullarının başına gelen bütün sıkıntıların, onların bu ahde uymamaları, verdikleri sözü tutmamalarından ileri geldiği, hem kendi mukaddes kitaplarında, hem de Kur'an-ı Kerîm'de belirtilmektedir.Bu din, Bâbil Sürgünü'nden sonra millî bir din haline getirilmiştir. Ancak bu din, tek Tanrı'ya, vahye dayanan mukaddes kitâba ve peygamberlere yer vermesiyle millî dinlerden; millileştirilip bir ırka tahsis edilmesiyle de, ilâhî dinlerden farklı bir durum arz etmektedir. Aslında bugünkü Yahudiliğin bir din mi, ırk mı, yoksa millet mi olduğu, pek net değildir. Tartışmaya girmeden onun kendine has özellikleri ve nitelikleri bulunan bir din olduğu, benzerinin bulunmadığı ve bu yüzden de tanımının zor olduğu söylenebilir. Çünkü Yahûdilikte din ve ırk içiçe girmiş olduğundan birini dinlerinden ayırmak güçtür. Onun en güzel tanımını, mukaddes kitaplarında yer alan "Balam" hikâyesindeki şu cümle yapmaktadır: "İşte ayrıca oturan bir kavimdir ve milletler arasında sayılmayacaktır"(Sayılar, 23/9).Yahudiler, mukaddes kitaplarında yer alan ifadelere dayanarak kendilerini, dünya milletleri arasından seçilmiş kavim olarak görürler. Tanrı, bu kavmi Sina'da kendine muhatâp kılmış, onlarla ahidleşmiş, onl... Devamı

Ermeni Mezalimi

2008-12-07 22:12:00

Ermeni Mezalimi,Resim Tablosu > Lingi veya Fotoğrafların üzerini Tıkla.http://sites.google.com/site/yahudivehiristiyanlar/Home/ermeniler-resim-tablosuhttp://www.ermenisorunu.gen.tr/turkce/album/index.html... Devamı

HANİF DOSTLAR

2008-11-29 13:02:00

Hanif=Tek demektir,Tek Allah inancı İslâm dan başka hiçbir inançta yoktur.Kur'anda '' HANİF '' kelimesi geçen Ayetler.Buradan yola çıkılarak,İslâm Dinini yıkmaya yönelik,sapık bir akımdır.Ayetleri kendi kıt akıllarına göre yorumluyarak,''Tek kuran'' diyerek.''Tek Allah'' diyerek,İslâmî değerleri yıkmak,etkisiz hale getirmek için çalışılan.'' HAÇ '' lı zihniyetidir. İslamî bilgiden yoksun olan gençleri kandırarak,Hz.Muhammed'den ve onun nurlu yolu olan sünnet ehlinden ve bu ayetleri çarpıtarak Kur'an dan etmeye çalışıyorlar.(BAKARA suresi 135. ayet (Yahudiler ve hıristiyanlar müslümanlara:) Yahudi ya da hıristiyan olun ki, doğru yolu bulasınız, dediler. De ki: Hayır! Biz, hanîf olan İbrahim'in dinine uyarız. O, müşriklerden değildi.(EN'ÂM suresi 79. ayet) Ben hanîf olarak, yüzümü gökleri ve yeri yoktan yaratan Allah'a çevirdim ve ben müşriklerden değilim.(YÛNUS suresi 105. ayet) "Ve (bana) hanîf (Allah'ın birliğini tanıyıcı) olarak yüzünü dine çevir; sakın müşriklerden olma, diye (emredildi)."(HAC suresi 31. ayet)  Kendisine ortak koşmaksızın Allah'ın hanifleri (O'nun birliğini tanıyan müminler olun). Kim Allah'a ortak koşarsa sanki o, gökten düşüp parçalanmış da kendisini kuşlar kapmış, yahut rüzgâr onu uzak bir yere sürüklemiş (bir nesne) gibidir.(RÛM suresi 30. ayet)  (Resûlüm!) Sen yüzünü hanîf olarak dine, Allah insanları hangi fıtrat üzere yaratmış ise ona çevir. Allah'ın yaratışında değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur; fakat insanların çoğu bilmezler.(BEYYİNE suresi 5. ayet)  Halbuki onlara ancak, dini yalnız O'na has kılarak ve hanifler olarak Allah'a kulluk etmeleri, namaz kılmaları ve zekât verm... Devamı

HAYAT YOLU

2008-11-11 22:39:00

KUR'AN YÖNTEMİNİN YAPISAL ÖZELLİĞİKur’an Mekke’de inen bölümü Allah elçisine on üç yıl boyunca tek meseleden söz etti. Sunuş biçimi tekrarlanmadan, kesinlikle değişmeyen tek bir meseleden...İSLAMDA CİHAD “Allah’ın, Hz.Resul’e vahyettiği ilk ayet: “Yaratan Rab’binin adıyla oku” (Alak,96:1) ayetidir. Bu ayet onun risalet görevinin başlangıcı idi. Risaletin bu aşamasında Cebrail O’na, sadece kendi kendine okumasını önermişti. Çünkü bu aşamada Resulullah başkalarını uyarmakla görevlendirilmiş değildir. Cenab-ı Hak ona, önce “Oku!” sonra: Ey örtüsüne bürünen peygamber kalk ve uyar...” buyurmuştu. İSLAM MEDENİYETİ İslam sadece iki tip toplum tanır: “İslam Toplumu”, ve “Cahiliyye toplumu”..İMANIN YÜCELİĞİAllah:“Gevşemeyin, üzülmeyin, en üstünsünüz, eğer inanıyorsanız? Buyuruyor. (Al-i İmran, 3:139)Bu uyarı, inanan bir bilincin, bir düşüncenin ve ölçünün şeyler, olaylar, değerler ve kişiler karşısında sürekli takınması gereken tavrı belirlemektedir……DOĞRU YOLBüruc suresinde anlatıldığı gibi Ashab-ı Uhdud olayı, her yerde ve her kuşakta insanları Allah’a davet eden mü’minlerin üzerinde durup düşünmesi gereken önemli bir hakikattirGEÇİŞ DÖNEMİİslam, anlaşılıyor ki , doğuda batıda dünyanın neresinde olursa olsun, geldiği dönemde ve bugün insanlığın boyun eğdiği dünya düzenleri, düşünce yapıları siyasal sistemleri, kurumları, gelenek ve görenekleri, alışkanlıklarında somutlaşmış insani istekleri kamçılayarak çığırından çıkarmak için gelmemiştir. İSLAM ve KÜLTÜR “Allah’ın şeriatı” denilince bu kavramla, yüce Allah&rs... Devamı

KUR'AN AYETLERİ

2008-11-09 16:54:00

T.C. BAŞBAKANLIK DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI Siteye Girmek İçin Linkleri TıklayınızANA SAYFA  -  İNİŞ SIRASI -  KUR'AN SIRASI -  ALFABETİK -  FİHRİST  -  ARAMA  -  PROGRAMLAR  -    YARDIM FİHRİST      A | B | C | D | E | F | G | H | I | K | L | M | N | O | P | R | S | T | U | V | Y | Z ... Devamı

DTP=PKK=ZULÜM

2008-11-01 19:20:00

Halkın Bağımsız olarak seçtği vekil kişiler,Döneklik yaparak DTP partisinin içine girerek,PKK ile birleştiler.Demokrasi havariliğine soyunarak,şeytanca pılanlarla.Araçları yakarak,askere kurşun atarak hak arayışı içindedirler.Maksat bellidir.Ermeni kökenli kürt veya kandırılmış kürtleri kışkırtan ABD ve AB'nin uşaklığını yapmaktadırlar.Ülkeyi bölmek ve bir Kürt devleti kurmak.EE güzelde Devlet olabileceklermi?.Hırsızlığı,zulmü esas alan,kalleşçe zayıfı ve habersizi vurup kırmakla-dökmekle bir yerlere varacaklarmı?.Demokrasi  bumudur?.Müslümanım deseler asla inanmak mümkün değildir.Türkiyeyi bölmeleri ,se zaten mümkün değildir.Peki bu zulüm niye?.İşte bunun tek cevabı vardır.Türke ve müslümana düşman olanların tarihi intikamıdır.Muvaffak olamıyacaklardır.Suçlu ise bizi yönetenlerdir. Devamı

Muhakama Olmak

2008-10-23 14:27:00

      İbadetin içine aldığı manalardan bir tanesi de muhakeme olmaktır. Şayet kul, özel veya genel olsun, hayatın her yönünde Allah (c.c)’ın şeriatine muhakeme oluyorsa o kul, sadece Allah (c.c)’a kul olmuştur. Eğer Allah (c.c)’ın şeriatinden başka bir şeriate, bu şeriat ne olursa olsun, hayatın en basit meselelerinde olsa bile muhakeme olursa, şeriatine muhakeme olduğu kimseye ibadet etmiş ve ona kul olmuş olur. Çünkü hüküm verme, teşri, kanun ve ölçü koyma hakkı uluhiyyetin en önemli özelliklerindendir. Her kim bu özelliklerin, gerek Allah (c.c)’la beraber ve gerekse yalnızca kendisinde olduğunu iddia ederse işte o kimse ilahlık taslamış ve kendisini Allah (c.c)’a denk kılmıştır. Her kim de bu kimsenin iddiasını kabul eder ve ona muhakeme olursa, işte o kimse kabul etse de etmese de, bilse de bilmese de ona ibadet etmiş olur. “Muhakeme olma” kavramının, kendisine muhakeme olunan kimseye ibadet etmek manasına geldiğinin daha net bir şekilde anlaşılması için öncelikle; hüküm ve teşri koyma yetkisinin uluhiyyetin en önemli özellikleri olduğunu, buna yalnızca Allah (c.c)’ın hakkı olduğunu, bu konuda hiçbir ortağı olmadığını, hüküm ve teşri koyma hakkını kendinde görenin, sıfatı ve mevkisi ne olursa olsun ilahlık tasladığını, böylece kendisini ilah seviyesine çıkardığını ve Allah (c.c)’ın en önemli özelliklerinden olan bir meselede kendisini Allah’a denk tuttuğunu şer’i delillerle ispat etmemiz gerekir. Allah (c.c) şöyle buyuruyor: “Hüküm vermek, yalnız Allah’a aittir. Kendisinden başkasına değil, sadece O’na ibadet etmenizi emretti. Dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.”  (Yusuf: 40)Allah (c.c) bu ayette, tekidden sonra olumsuzluk edatını kullanmıştır. Bu... Devamı

İTAAT

2008-10-23 14:12:00

      Bil ki: Zatı için sadece Allah (c.c)’a itaat edilir. Çünkü ibadete layık tek ilah olan, hak ve adaletle hükmeden sadece O’dur. Allah (c.c)’tan başkasına, kim olursa olsun, sıfatı ve mevkisi ne olursa olsun sadece Allah (c.c) için itaat edilir, yoksa o kişinin kendi zatından dolayı itaat edilmez. Zira bir yaratığa kendi zatı için itaat edilirse, o yaratığa ibadet edilmiş ve o yaratık Allah (c.c)’tan başka ilah edinilmiş olur. Her kim, yalnızca kendi zatına itaat edilmesini isterse, velevki “ben ilahım” demese bile kendisinin ilah olduğunu ilan etmiş demektir. Bu sebeble ondan sakın ve insanları da sakındır. Onun, reddedilmesi gereken büyük bir tagut olduğunu bil!Zatı için itaat etmekten kasıt; verdiği emirler ne olursa olsun, bunlara itaat edilmesini istemektir. “Ne emir verirse versin kendisine itaat edilmesi gerekir” şeklindeki böyle bir itaat türü yaratılmışa verilirse işte bu, şirkin ve İslam milletinden çıkaran büyük küfrün ta kendisi olur.Şimdi sana bununla ilgili delillerin bazılarını sunuyorum:Allah (c.c) şöyle buyuruyor: “Ey Adem oğlu! Ben size şeytana ibadet etmeyin, o sizin için apaçık bir düşmandır, diye bildirmedim mi?” (Yasin: 60) Ayette geçen şeytana ibadet etmek; Allah (c.c)’a isyan konusunda ona itaat etmek demektir. Şeytan onlara şirki süslü gösterdi, onlar da ona itaat ettiler. İşte şeytana böylece ibadet etmiş oldular. (Taberi Tefsiri ve Zad’ul Mesir’e bak) Allah (c.c) şöyle buyuruyor:“Doğru yol kendilerine açıkça belli olduktan sonra gerisin geri dönüp irtidat edenlerin yaptıklarını şeytan kendilerine süslü gösterdi ve onları boş hayallerle aldattı. İşte bu onların, Allah’ın indirdiklerini beğenmeyenlere: “(İlerde) bazı mes... Devamı

REÇETE,-PKK ve Eşkiyanın Önlenmesi Gerek

2008-10-20 09:39:00

Ehemmiyet vermeseniz de doğuda din eğitimi lâzım Günlük Risale-i Nur dersi...  Burada kumandan iken, orada muztar kalmak Günlük Risale-i Nur dersi Mesnevi-i Nuriye'den... Sermayenin suistimali Günlük Risale-i Nur dersi...  Nursi: Sizin kalemleriniz benim kalemim sayılır Günlük Risale-i Nur dersinde 21. Lem'a'daki İhlas Risalesi'nin son dersi Mesleğimiz kardeşliktir. Kardeş kardeşe peder olamaz Günlük Risale-i Nur dersinde 21. Lem'a'daki İhlas Risalesi'ne kaldığımız yerden devam ediyoruz  Manevi şirketin çalışanları için iki örnek Günlük Risale-i Nur dersinde 21. Lem'a'daki İhlas Risalesi'ne kaldığımız yerden devam ediyoruz Birbirinde fani olmak Günlük Risale-i Nur derslerinden İhlas Risalesinin dördüncü düsturu  Kuvvet haktadır ve ihlâstadır Günlük Risale-i Nur derslerinden İhlas Risalesinin üçüncü düsturu Fabrikanın çarkları gibi olmak Eğer O râzı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. Eğer o kabul etse, bütün halk reddetse te'siri yok  En makbul dua ve en büyük kuvvet En mühim bir esas, en makbul bir şefaatçi, en metin bir dayanak noktası, en yüksek bir özellik, en sâfi bir kulluk... Bir Müslüman nasıl anarşist olur? Anarşi hiçbir hakkı tanımaz, insaniyet seciyelerini canavar hayvanların seciyesine çevirir  Özgürlüğü kötüye yorumlamayın Artan terör olaylarını bahane ederek özgürlüklerin kısıtlanmasını isteyenlerin dikkatine Kürtler biçare talihlerine ne zaman yardım edecek? Güneydoğu merkezli sorunun çözümünde devletin ve bürokratlarının yanlışları ortada. Peki Kürtler üzerlerine düşeni yapıyor mu?  Eşkiyaları bile ürküten yönetici... Devamı

HALİFELİK

2008-10-01 23:22:00

HİLÂFETAllah'ın hâkimiyet hakkının bir tecellisi olarak İslâm hükümlerini uygulamaya koymaktan sorumlu makamının adı.İslam yönetiminin hem teorik hem de pratik açıdan kendine özgü olan bu makam genellikle "halifelik" veya "hilâfet" diye adlandırılmaktadır. Bu makama gelebilmek için belirli özelliklere sahip olmanın yanında, belirli yoldan o makama gelmiş olmak da gerekir.Hilâfet, kelime anlamıyla, başkası nın yerine onun adına görev yapmak veya tasarruflarda bulunmak demektir (İbn Teymiyye Mecmuu'l-Fetava, XXXV, 43; el-Kettânî, et-Terâtibu'l-İdâriyye, I, 2). Halife ise, başkası tarafından kendi adına iş görmek üzere görevlendirilen kişiye denir (İbn Hazm, el-Fisal, IV, 107). Başkasının adına görev yapmanın veya tasarruflarda bulunmanın ise birkaç nedeni vardır. Ya yerine görev yapılan kimsenin aciz olması sözkonusudur. veya halife olarak tayin edilen kimsenin değerini yükseltme amacı güdülmüştür (Rağıb el-Isfahânî, el-Müfredât fi Garîbi'l-Kur'an, s. 156). Yerine görev yapılan kimsenin hazır olmaması ya da ölümü durumunda hilafet, Hz. Peygamber (s.a.s.)'in risalet dışında kalan görevlerini yüklenmek demektir.İslâm hukukçuları "hilâfet" terimini, genellikle Hz. Peygamber (s.a.s)'in yerine geçmek anlamına kullanmışlardır. "Gerçekte hilâfet, şeriatı Allah'tan tebliğ eden Peygamber'in yerine geçip dini korumak ve dünya işlerini de düzene sokmak" (İbn Haldun, Mukaddime, 191) demektir; en yüksek başkanlık ve amme velayetidir; dini koruma ve dünya işlerini düzenleme makamıdır. Bu makama getirilene halife adı verilir.Bu makama geçen, toplumu sevk ve idarede Hz. Peygamber'e halef olmuştur. Bu nedenle "Peygamber'in halifesi'' demekte sakınca görülmemiştir. Fakat genellik... Devamı